İnsanların mesajımıza inanmasını nasıl sağlayacağız?


  • Paylaş: Google+

Sürekli aynı mesajı (doğru veya yanlış) duyuyorsak, o mesaja inanmaya başlayabiliriz. Politikada da, iş hayatında, özel yaşamımızda geçerli bir kuraldır bu.

Örneğin, Trendyol müşterisi olmayabilirsiniz ama her yerde Trendyol reklamlarını ve kampanyalarını görüyorsanız, alışveriş dahi yapmadan, Trendyol’un uygun fiyatlı ve güvenilir bir site olduğuna inanmaya başlayabilirsiniz. Marka reklam kampanyaları özellikle bu fikir üzerine kuruludur.

İletişim için milyonlarımız varsa Ok, peki yeni bir girişim isek ve bütçemiz yoksa?

İnsanların mesajımıza inanmasını nasıl sağlayacağız?

Fark edilir olmak, müşterinin gerçek bir ihtiyacını gidermek gibi konular üzerine bolca konuşabiliriz ama genelde gözardı ettiğimiz konu:

İSTİKRAR.

Bir markanın söylediği mesajın gerçek olduğunu tecrübe edince, o mesajın doğru olduğunu onaylarız. Bu onaylamalar her noktada veya her seferinde tekrarlanıyorsa, markaya güvenmeye başlarız. Bu güven devam edince de markaya inanmaya başlarız.

Zaman zaman sıkıcı olmak pahasına, asla üşenmeden, sattığımız fikri/ürünü, her temasta ve her seferinde tekrar anlatmamız ve tekrar deneyimletmemiz gerekiyor.

Binlerce insana reklamla ulaşamayabiliriz ama en azından kendi müşterimize mesajımızı defalarca gösterebilir ve bize inanmalarını sağlayabiliriz.

[Farketing notu:] Müşterilerinin seni başkalarıyla paylaşmaları için sana inanmaları gerekir, sana inanmaları için de istikrarlı olman gerekir.

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.