Rastlantısal başarılar
Uzun vadede kazandıracak bir işe başladığımızda, nasıl başladığımız önemli değil.
Kazananı olmayan yarış
Daha düşük fiyatla rekabet etmek… İyi bir ürün yap, fiyatı piyasadan uygun olsun…Cezbedici görünebilir. Özellikle yeni girişimcilere.

Suç yeri inceleme
CSI dizisini izliyorum. Uzmanlar delil toplayıp, suçluları yakalıyor. Suçlu, ne kadar dikkatli olursa olsun, deliller sayesinde her seferinde yakalanıyor.
Benim için ne yapabilirsin?
Tanımadığım biri sorsa, “Hiçbir şey!” derim direkt. Sen bana ne yaptın da benden bir şey istiyorsun?
Peki lambayı kim icat etti?
İnovasyon nasıl çalışır kitabını okuyorum. Thomas Edison’dan önce 20 kişi var ampülü bulmuş olan. Belki daha fazla. Patent filan da almışlar. Öyle ki, Edison bu kişilerden bir tanesiyle çalışmak zorunda kalıyor, muhtemelen patent konusu yüzünden.
Yeni bir işe başlarken
insan ister istemez endişeleniyor. Pazaralama benim işim değil. Sosyal medyadan anlamam. Satış benim işim değil. Yöneticilik benim işim değil...
Girişimci olmalı mıyım?
Her şeyi formülleştirme çabasını seviyorum. Bu kadar basit değil ama yine de kategorize etmek ve kurallar koymak, hayatı kolaylaştırıyor. Girişimciler 2 nedenle başarılı oluyor:

Yoğun trafikte sürekli şerit değiştirmek
Ara ara yapsak da içgüdüsel olarak irrasyonel olduğunu biliyoruz.