Danyal Arslan ile sohbet

Danyal Arslan ile sohbet


  • Paylaş Pinterest

Danyal Arslan Kimdir?

Girişimci

Farmazon.com.tr kurucu ortağı.

Linkedin
farmazon.com.tr

Danyal’la sohbete geçmeden kurucusu olduğu Farmazon’u anlatmakta fayda var.

Farmazon, radar altında uçan bir Türk start-up’ı.

Farmazon, eczanelerin birbirlerinden ve depolardan alışveriş yapmasını sağlayan bir pazar yeri. Biz tüketiciler farkında olmasak da, eczaneden aldığımız bir çok ürünün ana tedarik noktası.

70 kişilik ekip ile Türkiye’deki 27 bin eczanenin 20 binine hizmet veriyorlar. Bir sürü zorluk vs yaşamışlar ama uzun zamandır karlılar ve bu noktaya hiç yatırım almadan gelmişler.

Vay Canına!

Hacim vs bilmeden, yaptıkları ve planladıkları ve Danyal’a bakıp potansiyel bir unicorn kurucusu ile sohbet ettiğimi düşünüyorum. Tarihi not düşeyim: 10 Mayıs 2021


Sabah kahvaltısında bir yumurta olsaydın, ne olurdun? Niye?

Çırpılmış yumurta. Menemene kaçmadan zenginlik katacak birkaç malzemeyle beraber. Göz yumurta olsam dağılınca tadım kaçardı.

Hedef koymak kolay ama doğru alışkanlıklar olmadan hedeflerimize ulaşamayız. Doğru, Yanlış. Neden?

Bence kesinlikle doğru. Sağlıklı yaşamak, iyi bir vücuda sahip olmak, şirketi pazarda belli bir noktaya getirmek, dil öğrenmek… Bunlar gibi hedeflere ulaşabilmek için belli şeyleri bıkmadan usanmadan sürekli yapmak gerekiyor. Aksi takdirde ulaşılacak bir hedef koymak değil, ‘wishful thinking’ yapmak olur.

Başkalarının beni nasıl gördüğü önemlidir.
Doğru, yanlış? Neden?

“Yanlış, hiç umrumda değil” demek isterdim ama diyemiyorum. Sonuçta büyük bir şehirde, birçok insanla beraber yaşıyoruz. Başkalarının ne düşündüğü çok önemli değil ama bir seviyede önem veriyorum.

Geçmişim benim geleceğimi belirler.
Doğru, yanlış, neden?

“Geleceği belirler” değil de “etkiler” demek bana daha doğru geliyor. Her gün hayata sıfırdan başlamıyoruz, geçmişten gelen öğrenilmişlikler; anılar, travmalar, acılar, mutluluklarımız var. Bunlar insanı kaçınılmaz bir şekilde etkiliyor. Ancak geçmişten kalan şeylere çok da takılmamak gerektiğini düşünüyorum; insan, dünya, öncelikler, beklentiler zamanla değişiyor.

Diyelim ki Maslow’un hiyerarşisindekine benzer 3 kademe var. Kendini nerede görüyorsun? Hayatta kalma, Saygı Duyulma, İz bırakma

Hayatta bu süreçlerin biraz iç içe geçtiğini düşünüyorum. Ben kendimi çoğunlukla Farmazon’da yaptığım işler üzerinden tanımlıyorum ve bunları hem saygı duyulma hem de iz bırakma sürecine dahil görüyorum. Bazen ise bir kriz çıkıyor, en başa, hayatta kalma güdülerime geri dönüyorum. 🙂

Bu dünyada birisiyle yemek yiyebilseydin, kiminle yemek yemek isterdin? Yaşayan birisi. Neden?

Elon Musk. “Eskiden on numara adamdın, ne oldu da kendini bozdun?” diye sorardım.

Senin için mükemmel bir gün ne demek?

Bir yaz günü sabah 6:00 gibi uyanmışım, biraz kitap okuyup sonrasında yürüyüşe çıkmışım. Temiz havada doğanın içinde yürüyorum, biraz gün içinde yapacaklarımı düşünüyorum.. Eve dönüp hazırlanıp çıkıyorum, üzerimde şort, t-shirt ve birkenstock’larım var. Rahatım. Çalışma odama gidiyorum. Dışardan gelen bir gürültü, dikkatimi dağıtan hiçbir şey yok. Bölünmeden bir-iki saat boyunca çalışıyorum; günlük operasyonel konular değil, işin geleceği üzerine okumalar yapıp notlar alıyorum. Sonrasında ekiple toplantıya katılıyorum. Hayata geçirmek istediğimiz yeni fikirler ve devam eden projeler üzerine konuşuyoruz, yine deadline’lar tutmadığı için ufak tefek gerginlikler olsa bile iyiyiz, iyi anlaşıyoruz. 🙂

Akşamüstü geç olmadan işten çıkıyorum.

Açık havada, yeşilliklerin içinde sevdiklerimle beraber uzun bir yemek masasına oturuyoruz, güneş henüz batmamış. Alttan çalan hafif, tatlı bir müzik var. Yazlık bir yerdeyiz, insanlar denize girmiş, biraz bronzlaşmış; keyifler yerinde.

Yiyip, içiyoruz, hayata dair sohbet ediyoruz…

Arkadaşlıkta en çok neye önem verirsin? Neden?

Güven. Arkadaşlarımla çok şey paylaşırım, güvenmeden bu tür bir ilişki kuramayacağım için.

Bir gün uyanıp sahip olmadığınız bir yetenek sahibi olabilseydin, bu yetenek ne olurdu?

Anda kalabilmek.

Geçmişteki problemleri değil, gelecekteki hedefleri veya yapmam gerekenleri değil sadece bu anda kalabilmeyi isterdim. Çünkü bunu yapabildiğim zamanlar kendimi hafiflemiş ve daha iyi hissediyorum.

Eğer kristal bir küre, sana kendinle, hayatınla, geleceğin veya herhangi bir konuyla ilgili 1 şey söyleyebilseydi, neyi bilmek isterdin?

Sanırım hayatımı mahvedebilme potansiyeline rağmen, ne zaman öleceğimi sorardım.

Yaptığın en iyi yatırım ne?

Arkadaşlarım. Bugün dönüp hayatıma baktığımda geçmişten bugüne kalan şeyler arasında ilk aklıma gelenler onlar. Çok daha fazla arkadaşım olmasını isterdim.

Evinde yangın çıktı, sevdiklerini kurtardın ailen, hayvanların vs, tek bir şeyi kurtarma imkanın var. Neyi kurtarmak isterdin? Neden?

Annemin yaptığı çok sevdiğim bir yağlı boya Van Gogh resmi var, onu alırdım.

Son 5 yılda, en çok hangi yeni düşünce, alışkanlık veya davranış biçimi hayatını değiştirdi?

Bunun bir çıkış yolu var, ancak ben henüz bulamadım

Sanırım yaptığım birçok şeyin altında yatan temel düşünce bu. Kendimi pasifize etmek yerine, harekete geçmeme neden olduğu için.

Pratikte ise; kendimi besleyebilmek ve zihnimi temiz tutabilmek adına düzenli spor yapıyorum, kitap okuyorum ve düşüncelerine güvendiğim insanlarla konuşup fikir danışıyorum.

İş dünyasına girmeye hazırlanan veya yeni atılmış olan gençlere ne tavsiyede bulunursun?

Kimseden tavsiye almasınlar.

🙂 Herkesin hikayesini, söyleyeceklerini dinlesinler ama kimseden tavsiye almasınlar. Tavsiye çok öznel bir söylem, herkesin yolculuğu farklı. Birinde çok iyi çalışan şey, ötekinde kötü olabilir.

Richard Branson, Tesla, Steve Jobs, Van Gogh gibi büyük işler yapmış insanların en büyük ortak yanı kendi unique yollarından yürümüş olmaları, belli bir kariyer yolunu takip etmemeleri. Tarihteki bütün büyük insanlar için geçerli bence bu durum. Bu yüzden herkesin hikayelerini, söyleyecekelerini dinlemelerini; akıllarına yatan yerleri çekip almalarını, yatmayan kısımları çıkarmalarını ve sonrasında da hata yapmaktan korkmadan harekete geçmelerini öneririm.

Korkmasınlar diyorum çünkü her şekilde hata yapacaklar zaten.

Sizi çok etkilemiş, herkese önereceğin kitap/lar var mı? iş kitabı, roman, şiir… herhangi birisi olabilir.? Neden?

Bir tanesinde karar kılamadım o yüzden birden fazla söyleyeceğim:

Aylak Adam – Yusuf Atılgan
İnsanın Anlam Arayışı – Victor Frankl
Semerkant – Amin Maalouf
Fountainhead – Ayn Rand
Satranç – Stefan Zweig

Kafan karıştığında, odaklanamadığında veya her şey üzerine doğru geliyor gibi hissettiğinde ne yaparsın?

Koşarım. Eğer her şey çok üst üste gelip içinden çıkamayacağım bir hal aldıysa, o dönem sabahları koşuya çıkarım.

Herhangi bir takıntın, alışkanlık veya bir huyun var mı? Garip alışkanlıklar…

Evdeki çöp kutularının kapakları kapalıyken içindeki poşetin görünmüyor olması lazım.

Kendi sektörüne özel duyduğun kötü bir tavsiye var mı? Neden?

“Hayallerinizin peşinden koşun, ne olursa olsun vazgeçmeyin.” girişimciliğe dair buna benzer çok fazla tavsiye var. Başarının içinde çok fazla ölçümlenemeyen, planlanamayan nedenler var; bunlara şans diyoruz.

Şans herkesin yüzüne gülmeyebilir. Ben hayallerimin peşinden koştum, başardım. Sen de aynısını yap, sen de başar.” demenin bu yüzden tehlikeli olabileceğini düşünüyorum.

Kişinin yapmak istediği işin sadece upside’ını değil, downside’ını da göze alabiliyor olması lazım. Örneğin, girişimcilik hayatının, çok başarılı olunsa dahi insanı psikolojik olarak ne kadar yıprattığını kimse konuşmuyor. Sadece başarı ve milyon dolarlar konuşuluyor.

Nasıl bir başarısızlık (eğer yaşadıysan), gelecekte başarılı olmanı sağladı?

Üniversitede iki arkadaşımla beraber bi işe girmeye karar vermiştik. Her şeyden o kadar emindik ki, yaptığımız ilk şey muhasebeciye gidip resmi olarak şirket kurmak olmuştu. Sonrasında Çin’den bazı ürünler sipariş verdik, küçük bir depo tuttuk, montaj yapmaya çalıştık… Bunların hepsi olurken aradan en az bir yıl geçmişti zaten. Ufak ufak birbirimize söylenmeye başladık. “Şirketi neden bu kadar erken kurduk? Depoyu neden tuttuk? Biz gerçekten bu işi yapmak istiyor muyuz? En son sanayiye ben gittim, bugün sen git.” bir noktada kendi kendimize gülmeye başladık. Buna benzer olarak Afrika’ya gidip gelme ve oralarda bir takım işlere kalkışma gibi girişimim de var. Yine o da, “Ben neden bu işi yapıyorum ki?” gibi bir yerde sonuçlandı. Gençlik hevesi diyelim, artık bu kadar hesapsızca dalmıyorum işlere. 🙂

İnsanlara bir cümle ile bir mesaj vermek isteseydin bu ne olurdu?

Doğmakla meşgul değilsen ölmekle meşgulsündür.

Sohbetleri kaçırmamak için aşağıdan e-posta listesine kayıt olabilirsiniz.



twitter’da takip etmek için: cturanli

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.