Direkt konuya girelim


  • Paylaş: Google+

Hiç kimse reklamları okumuyor. İnsanlar ilgilerini ne çekiyorsa onu okuyorlar. Bazen bu reklam oluyor.  – Howard Gossage.

Reklam üzerine düşünüyorum bu aralar. Nasıl bir reklam markamızı daha iyi tanıtır diye. Enteresan, eğlenceli, çarpıcı, aklıda kalıcı…

Peki şimdiye kadar ne kadar reklam bu tanımlara girmeyi başarabilmiş? Bu tanımlara uyamayan bu kadar çok başarısız reklam varken, sınırlı kaynakla bizim reklamımızın bunu başarabileceğine inanmak ne kadar doğru?

Söz konusu yeni bir girişim olduğunda yani tanıtım gücü sınırlı olduğunda 2 sonuca varıyorum:

Gerçekten iyi bir fikir bulamıyorsan (çizgi altı, çizgi üstü) reklam yapma.  Yine de yapmak istiyorsan, zekice fikirleri,  seni iyi anlatmayan saçma kafiyeli sloganları boşver. Ne yapıyorsan direkt olarak anlat.  Örnek: “Kendini keşfet” yerine “Güzel takılar bulabileceğin site” de. Zaten ulaştığın sınırlı sayıda insanın ne yaptığını anlamadan gitmesine izin verme.

[Farketing notu]: Fark yaratmak için orijinal olanı değil etkili olanı seç.

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.