Emre Kurtoğlu ile sohbet

Emre Kurtoğlu ile sohbet


  • Share on Pinterest

Emre Kurtoğlu kimdir?

Lider / Teknosa Genel Müdür Yardımcısı

Linkedin’deki profilinde şöyle şeyler yazıyor: Özel Sermaye, perakende, giyim ve moda endüstrisi ve hızlı tüketim ürünleri sektörlerinde üst düzey yöneticilik yaptı. Pazarlama Yönetimi, Dijital, E-ticaret, İş Planlama, Pazarlama ve Tüketici Ürünleri konularında tecrübeli.

London Business School’dan mezun oldu.

https://www.linkedin.com/in/ekurtoglu74/

Benim için ise:
20 yıl önce bile yönetici değil, lider olduğunu görebildiğim ‘örnek’ insan, aile babası.

İlk iş yıllarında beraber çalıştık. O zaman, benden yaşça büyük 20 kişilik bir gruba ikna edici bir sunum yapmam gerektiğinde, hissettiğim endişeyi anlayıp bana söylediklerini hatırlıyorum.

İş hayatında aldığım ilk anlamlı tavsiye olabilir:

Endişelenme, senin anlattığın konuya ne kadar hakim olduğunu gördüklerinde, hepsi sana saygı duyacak.

Emre Kurtoğlu

Sabah kahvaltısında bir yumurta olsaydın, ne olurdun? Niye?

Çırpılmış yumurtayı çok severim. Omlet gibi alırsın hani sucuklu filan çırparsın ya öyle. Hem görüntüsü hoşuma gidiyor hem bir karışım var. Sadelik yok esasında. Hem görüntü hem lezzet olarak çok hoşuma gider benim.

Hedef koymak kolay ama doğru alışkanlıklar olmadan hedeflerimize ulaşamayız?

Hedefler üzerine konuşalım. Hedef gerçekçi olmalı ama aynı zamanda da zorlayıcı olmalı. Ne “büyük hedeflerim var” demek için gerçekleştirilemez hedefler koymalı, ne de kolayca ulaşılabilir hedefler. Örnek, 2 yıla milyarder olacağım değil de, 2 yıla lüks bir araba alacağım.

O yüzden alışkanlıklardan önce, tutmaya yakın olduğumuz hedefler koymak bizi geliştiriyor, hedeflerimize ulaşmamızı sağlıyor. 

Başkalarının beni nasıl gördüğü önemlidir?

Doğru. 

Bir yandan kendim olmaya çalışırken, bir taraftan da başkalarının beni nasıl gördüğünü önemsiyorum. Çünkü örnek olmamız lazım. Düzgün, sözü özü bir olmak önemli. Bu yüzden başkalarının beni nasıl gördüğü önemli. 

Yapmak istediğin bir şey var da yapmıyor musun yani?

Hayır ben istediğim gibi yaşıyorum ama bir kontrol mekanizması var. Örnek vereyim: Bir iş toplantısında herkes kadar kendimi dağıtamam. Kontrol mekanizmam çalışıyor. 

İnsanlara kötü örnek olmak istemiyorum. 

Geçmişim benim geleceğimi belirler?

Doğru. Geçmişteki tecrübelerimiz illa etkiliyor. Tek unsur değil ama oran yüksek. Okuduğumuz okul, yaptığımız işler, aile düzenimiz, kendi ailemizden gördüklerimiz… %70 oranında evet katılıyorum. 

Maslow’un hiyerarşisinde kendini nerede görüyorsun?
Hayatta kalma, saygı görme, iz bırakma…

İz bırakanlar kendilerini farklılaştıranlar oluyor. O yüzden ben nerede olursam olayım, bir restoranda garsonla konuşurken de olabilir iz bırakmaya çalışıyorum.…

İz bıraktığında saygı ve para arkadan geliyor. Tabii ki iyi iz bırakmaktan bahsediyorum.

Bu dünyada birisiyle yemek yiyebilseydin, kiminle yemek yemek isterdin?

Messi ile yemek isterdim. Başarılı bir hayat hikayesi var… Düzgün bir aile hayatı var. Onunla tanışmak isterdim. 

Senin için mükemmel bir gün ne demek?

Altını dolduran şeyler farklı olabilir ama

…akşam en son kafamı yastığa koyduğumda huzurlu uyuyabildiğim gün mükemmel gündür. 

Arkadaşlıkta en çok neye önem verirsin?

3 şey:

  1. Dürüstlük. 
  2. İyi gün dostu olmak.
    Birçok dostumuz aslında iyi gün dostu. Ben kötü gün dostlarımı kötü günde tanıdım. Hepimiz o zaman tanıyoruz aslında.
  3. Beni sorgulayan, fikirlerimi bana sorgulatan arkadaşlar. “Öyle yapıyorsun ama böyle yapsan daha iyi olabilir.” diyen.

Bir gün uyanıp bir yetenek sahibi olsaydın, bu ne olurdu?

Işınlanma… Bekliyorum heyecanla. Zaman kaybı denen şey… İş görüşmesi vs giderken dönerken belki 2 saat kaybediyorduk, Zoom yapıyoruz artık. Bu ışınlanma gibi…

Işınlanma olsa, en az 2 katı faydalı olurdum bence. 

Kristal bir küre herhangi bir konuyla ilgili 1 şey söyleyebilseydi, neyi bilmek isterdin?

15 yıl sonra kızlarım nerede olacak, ne yapacaklar? Ve biz bunun neresindeyiz?

Yaptığın en iyi yatırım ne?

Arkadaş çevrem. Sosyal hayatım. Bir şeye ihtiyacım olduğunda, sosyal çevremin çok faydasını gördüm.

Evinde yangın çıktı, sevdiklerinizi kurtardıktan sonra, tek bir şeyi kurtarma imkanınız var. Neyi kurtarmak isterdin, neden?

Telefonumu. İçindeki bilgiler, tüm sosyal çevremle alakalı her şey telefonumda. Telefon olduğu için değil, içindeki bilgiler için. 

Son 5 yılda hangi düşünce hayatını değiştirdi?

Dijital ile tanışmak. Her yaptığım hareketi dijitali düşünerek yapmaya başladım. Kendimi bunun odağında buldum.

Iş dünyasına girmek isteyenlere gençlere ne tavsiyede bulunursun?

Farklı olmak. Herkes copy-paste, mülakata giriyoruz karşıma oturan gençlerin hepsi akıllı.

Görüşmeden çıktığımda, görüştüğüm 10 kişiden hangisi için “Ya bunda acayip bir şey var.” diye düşünüyorum? İşte buna bakıyorum.

Bu bir özellik olabilir, bir yetkinlikleri olabilir, konuşma tarzları veya sunum tarzları olabilir ama mutlaka kendilerini farklılaştırmaları lazım. 

Seni çok etkilemiş, herkese önereceğin kitap/lar var mı? iş kitabı, roman, şiir… herhangi birisi olabilir.?

Nutuk (Atatürk)

Zero to One ( Peter Thiel)

Savaş Sanatı (Sun Tzu)

İnce Memed (Yaşar Kemal)

İnsanlara bir cümle ile mesaj vermek isteseydin ne olurdu?

Emre Kurtoğlu

Yaşam sınırlı, yaşamın tadına varın. 

Kafan karıştığında, odaklanamadığında veya her şey üzerinize doğru geliyor gibi hissettiğinde ne yaparsın?

Kriz anlarında, iş yerindeysem, 5 dakika tek başıma kalmak istiyorum. Sakinleşmeye çalışıyorum. 

İsmet İnönü’nün bir yöntemi varmış: Önemli bir karar vermesi gerektiğinde, 24 saat bekleyip öyle karar veriyormuş. “Ben size kararımı 24 saat sonra size yanıtımı vereceğim.”

Acil olmayan bir konu olduğunda ise, kendime hatırlatıyorum:

En kötü ne olabilir ki? Bunu biraz düşününce, duruma alışıyorsun zaten.

Herhangi bir takıntın var mı?

İşe ilk giderim. 23 yıldır işe ilk gidenlerden birisiyim. Kapıyı ilk ben açmalıymışım gibi hissediyorum.

Kötü bir tavsiye, kendi sektörüne özel var mı?

İyi yöneticilerle çalıştım, kötülerle de çalıştım. Kötü yöneticilerden gördüğüm, herkesi küçümsüyorlar. Çalışanları küçümsemek… 

Kapıdaki bekçi, güvenlik görevlisi. Hepsinin fikri değerli. Kötü yöneticiler, sadece kendilerinin en doğrusunu bildiğini düşünüyorlar.

Duyduğum kötü bir tavsiye:

“İnsanların tepesine çökeceksin ki çalışmaktan başka şey düşünmesinler.”

Nasıl bir başarısızlık, gelecekte başarılı olmanı sağladı?

Şirket seçerken kötü bir tercih yaptım zamanında. O anda bilmiyordum ama işler istediğim gibi gitmedi. Ama bu tecrübe önemli kararlarımda beni daha fazla düşünmeye sevk etti. 

Ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer derler ya. O başarısızlık benzer durumlar için frenledi beni.


twitter’da takip etmek için: cturanli

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.