Ersan Özer ile sohbet


  • Paylaş: Google+

Ersan Özer kimdir?

Seri girişimci

1999 yılında açtığı ve fenomen olmuş itiraf.com ile internet girişimciliğine başladı. Ardından, istanbul.net, ankara.net… gibi Türkiye’nin o zamanki en başarılı arkadaşlık (dating) sitelerini kurdu. Ardından uzmantv’yi kurdu ve yönetti. Şu anda Türkiye’nin en çok izlenen Youtube kanallarını kuran ve yöneten Mediacraft Türkiye firmasının yönetici ortağı.

Benim notum: “Güzel insan”

Eğer kristal bir küre, size kendinle, hayatınızla, geleceğinizle veya herhangi bir konuyla ilgili size 1 şey söyleyebilseydi, neyi bilmek isterdiniz? 

Ersan Özer: Oğlumun 30 yaşında ne iş yaptığını öğrenmek isterdim. 2 sene sonra üniversiteye gidecek. Kristal Küre bir torpil yaparak ayrıca üniversitede ne okuduğunu da söylerse minnettar olurum.

Bir gün uyanıp sahip olmadığınız bir yetenek sahibi olabilseydiniz, bu yetenek ne olurdu? (Süper güçler dahil)

Çizmeyi çok seviyorum. Küçük yaşlardan bu yana da hayatımın bir yerinde hep çizgi vardı. Son birkaç yıldır daha da sardım. Fakat maalesef yeteneğim sınırlı. En azından çizgime güven anlamında emeğimin karşılığını almak isterdim ancak maalesef bir noktadan ileri gitmiyor.

Evinizde yangın çıktı, sevdiklerinizi (ailen, evcil hayvanların vs) kurtardıktan sonra, tek bir şeyi kurtarma imkanınız var.  Neyi kurtarmak isterdiniz? Neden? 

En yüksek limitli kredi kartımı kurtarmak isterdim. Öyle bir felaketten sonra acil olarak temel ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekecektir. Sonrası Allah kerim.

Internetten alışveriş yapıyor musunuz, e-ticaret sizce küçük esnafın ne kadar hayatına girecek? 

Çok yapıyorum. Eşim sağlıklı yaşam ile çok ilgili. Instagram üzerinden bu tür ürünleri satan birçok küçük esnaftan alışveriş yapıyor. Ayrıca e-ticaret değil ama bugün lastiğim patladı. Google’da bir reklama tıklayarak bulduğum lastikçi 30 dakika sonra yanımdaydı. 90 liramı alıp gitti. Bu örnekler küçük esnafın yeni ticaret düzenine giderek adapte olduğunu gösteriyor.

Yaptığınız en iyi yatırım ne? (Zamanla alakalı olabilir, parasal bir şey olabilir, eğitim olabilir…) 

Oğlum. Çünkü onun sorumluluğu ile birlikte para kazanmaya karar verdim. Para kazanmayan itiraf.com ile zaman kaybetmeyi bırakıp para kazanan internet işlerine yöneldim. 

Son 5 yılda, en çok hangi yeni düşünce, alışkanlık veya davranış biçimi hayatınızı değiştirdi? 

Ersan Özer: İki öğün yemeye başladım. Sabah 9-10 gibi kahvaltı, akşam 5-6 gibi de yemek. Uzun yıllardan sonra acıkmanın ve doymanın ne olduğunu öğrendim. Modern zaman insanının en önemli dertlerinden biri acıkmadan yemek ve doysa da yemeye devam etmek. Bunu aştığım için kendimi çok iyi hissediyorum.

İş dünyasına girmeye hazırlanan veya yeni atılmış olan gençlere ne tavsiyede bulunursunuz? 

45 yaşında yabancılarla ortak bir şirket kurdum. Çok net gördüm ki, dünyanın her tarafında iş yapabilir ve muhtemelen de bazı hedeflerime daha kolay ulaşabilirmişim.

Herkese, yerelde başlasalar bile
her zaman global hedefli olmalarını öneririm.

Bu sadece bir vizyon meselesi ve bu bakış açısını koyarsanız Türkiye’de başarılı oluyorsanız emin olun yurtdışında da aynı başarıyı gösterme şansına sahipsiniz.

Sizi çok etkilemiş, herkese önereceğiniz bir kitap var mı? (iş kitabı, roman, şiir… herhangi birisi olabilir.) 

Girişimcilik cenneti İsrail’i bu açıdan çok ilham verici buluyorum. Start-up Nation (bizde İsrail’in Ekonomik Mucizesinin Öyküsü adıyla çıktı) kitabı ile konuya giriş yapılabilir. Ayrıca nocamels.com sitesini takip etmeyi de öneririm.

Kendi sektörünüze özel (girişimcilik, yatırımcılık, yöneticilik, liderlik, danışmanlık) duyduğunuz kötü bir tavsiye var mı? 

Ersan Özer: “Eğer bir fikri hayata geçirirken asıl hedefiniz para kazanmak ise başarısız olursunuz” gibi şeyler söyleniyor.

Girişimcilikte anahtar kelime “çok çalışmak” olduğuna göre sonuçta ihtiyacınız olan da çok çalışmak için sizi motive edecek bir şey. Bana göre para kazanmak bu bağlamda gayet iyi bir motivasyon aracı.

Herhangi bir takıntınız, alışkanlık veya bir garip bir huyunuz var mı?

Bunu ilk kez kamuya açıklıyorum, :) olur olmaz her şeyden fal tutarım. Mesela bir kafede oturuyorum. “Önümden geçecek dördüncü kişi bir kadınsa oğlum üniversiteyi İngiltere’de okuyacak” diyorum. Sadece %50 ihtimal değil, bazen duruma göre o fal “jean giymiş biri ise” veya “el ele tutuşmuş bir çift ise” veya “gözlüklü biri ise” de olabiliyor.

Kafanız karıştığında, odaklanamadığınızda veya her şey üzerinize doğru geliyor gibi hissettiğinizde ne yaparsınız? (Kendinizi nasıl rahatlatırsınız veya bu ruh halinden nasıl çıkarsınız?)

Kendime kızarım ve kendimi hizaya getirmeye çalışırım. İradeli biri olmadığım için hayatımın bir bölümü kendimi fırçalamakla geçiyor. Bu da neyse ki işe yarıyor. Yani toparlıyorum.

Nasıl bir başarısızlık (eğer yaşadıysanız), gelecekte başarılı olmanızı sağladı? Veya favori bir başarısızlık hikayeniz var mı? Size ders olmuş bir hikaye…

Meslek lisesi mezunu olduğum için üniversiteye girebilecek puanı alamadım. Ertesi yıl dersaneye gittiğim halde yine kazanamadım. Neyseki yetenek sınavı ile Eskişehir’de İletişim Bilimleri Fakültesi’ne girmeyi başardım. Eskişehir’deki yakın arkadaş çevrem sayesinde çok okudum, çok izledim, çok tartıştım ve böylece yaşadığım değişimle sonraki hayatımda çok rahat ettim.

Fotoğrafınızla birlikte anılmasını istediğiniz, hayata bakışınızı (en azından bir yönünüzü) anlatan bir söz paylaşabilir misiniz? (Sevdiğiniz bir söz, alıntı…)

Ölümlü dünya, çok da kasmaya gerek yok.


Bu röportaj Farketing Sohbetler’in bir parçasıdır. Farketing Sohbetler hakkında daha fazla bilgi almak için burayı, tüm sohbetlere bakmak için ise burayı tıklayabilirsiniz.

https://farketing.com/category/sohbetler

Twitter’da takip etmek için tıklayın: @cturanli

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.