Şans üzerine


  • Paylaş: Google+

Ne kadar iyi olursak, ne kadar tecrübeli olursak olalım, şans olmadan başarmamızın imkanı yok.

Ben mesela, birçok farklı şirkette çalıştım. Birkaç kez şirket kurdum, yönettim. Birçok şeyi beceremedim, bazılarını biraz becerdim, bazılarını iyi yaptım. Ama başarılı olmak için neye ihtiyacım var diye sorarsanız, hiç düşünmeden “şans” diyebilirim.

Beni boşverin, gerçekten başarılı olduğunu düşündüğünüz girişimcilere bakın. Kurdukları şirketleri çok iyi noktalara taşımış insanlara. Kitaplar okuyun nasıl başardılar, ortak özellikleri neler diye. Muhakkak bir çok ortak nokta bulacaksınız.

Düşen bir uçağın uçuş kayıtlarına bakıp, sisten dolayı düştü diyorsak, siste düşmeyen bir çok uçuşu yok varsayıyoruz demektir.

Olaylara şans penceresinden baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz. Steve Jobs dahiydi evet ama aynı zamanda şanslı değil miydi? Steve Jobs’ı da boşverelim, şirket kurup başarılı olmuş başarılı arkadaşlarınızı düşünün. Sizden daha mı iyiler?

Şirketlerini çok iyi noktalara getirmiş, hayran olduğumuz o kişilerin yaptıklarından daha iyisini yapmış birçok çok zeki insan yok mu?

Başarı şansla direkt alakalıysa, şu soruyu sormamız gerekmez mi?

Girişimcilik ortalama bir kariyerden daha zor ve yorucu ve üstüne üstlük bunların yanında şans eseri çok başarılı olunuyorsa, girişimci olmak için çabalamalı mıyım?

Bu bir seçim ama şansla alakalı olarak, kıskanmak veya umutsuzluğa kapılmak yerine unutmayalım:

Akıllı insanlar, kontrol edebildikleri şeylere odaklanır.

Şansa odaklanamayız ama şansa hazırlıklı olabiliriz. Kendi seçimlerimizi yapalım ve bol şanslı olalım.

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.