En kötü arkadaşınız kim?


  • Paylaş: Google+

Düşünün ki, bir arkadaşınız, her gün gittiğiniz kafeye dadanıyor.

Ne zaman yalnız kalayım deseniz orada. Hemen yanınıza geliyor. Neler yaptığınızla, hayallerinizle, planlarınızla ilgilenmiyor. Size mantıklı ama kötü senaryolardan bahsediyor. Sürekli konuşuyor. Sürekli de negatif.

Son fikriniz hakkında da mantıklı eleştirileri var. Uzun zamandır tanıyorsunuz onu, arada birkaç söylediği de doğru çıkıyor biliyorsunuz. Kendinizden şüphe duyuyorsunuz, bunu hissettiği anda eleştirileri sertleşiyor…

Böyle arkadaş mı olur?

Tanıştırayım:

İç sesimiz. Bazen en iyi arkadaşımız sık sık da en kötüsü.

Yeni bir şeyler yapmaya karar verdiğimizde, fark yaratabilecek fikirler üzerine çalıştığımızda, girişimci gibi davranmaya karar verdiğimizde, bizi vazgeçirmeye çalışıyor.

Girişimcilik nedir?

Girişimcilik nedir diye düşünüyordum sanırım yanıtımı buldum:

Etrafımızdaki insanların ve en önemlisi kafamızın içinde fayda sağlamayan seslere inat, inandığımız şeyi yapma cesareti…

Ya çalışmazsa demek yerine, bu çalışmayabilir ama denemeye değer diyebilme cesareti…

Haklı olmaya değil, denemeye cesaret etmek.

Sizin iç sesiniz ne diyor?


Twitter’da takip etmek için tıklayın: @cturanli

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.