İnsanlar babalarını neden sevmez?

İnsanlar babalarını neden sevmez?


  • Paylaş Pinterest

8 yaşındaki oğlum, gözleri hafif yaşlı bana, “İnsanlar babalarını neden sevmiyorlar şimdi anlayabiliyorum.” diyor. Sevilmeyecek bir baba olabiliyorum zaman zaman şüphesiz.

İlgilendiğimi görünce 10 saniye sonra kendini suçlu hissetmeye başlıyor. Böyle hissettiği ve bunu dile getirdiği için. Öğretmeye çalışıyorum.

Hisler gelip geçici.

Daha da önemlisi, birisi için kötü bir şeyler hissetmek veya düşünmek kötü bir şey değil.

Bu kadar makale, Budizm kitabı okuduktan sonra, ona bu hislerin kötü olmadığını, herkesin bunları yaşadığını ve bununla barışık olması geretiğini anlatmam gerek diye düşünüyorum.

Çok normal. Ben de deden için benzer şeyler hissediyorum sık sık. Mesela? diye soruyor. Mesela mı, o kadar çok var ki, hangi birisini anlatayım. Anlat birini, diyor. Anlatıyorum. Keyifleniyor ve sanırım anlıyor. Bu hislerinin normal olduğunu ve birbirimize karşı olan sevgiyi etkilemediğini.


Her ilişki için geçerli bu. Sevgili, müşteri, çalışan ilişikisi için bile.

Zaman zaman yaptıklarımız birilerini mutsuz ediyor. Karşımızdaki o sırada belki gerçekten bizden nefret ediyor. Nefrete kısa bir süreliğine dahi nefretle tepki verirsek, ilişkimiz kopuyor.

Ve kendimden biliyorum tepki vermemek zor.

Hisleri ve geçici olduklarını kabul eder ve devam edersek ilişkimiz genellikle devam ediyor. Hatta iyiye gidiyor.

İyi bir ilişki için birinci aşama bu. Kötü hisleri kabul etmek. Kendimizde veya karşı tarafta. Kabul etmek ve bastırmamak.

İkinci aşama ise, bu durumu yok varsaymamak. Yani hisler geçtikten veya en azından azaldıktan sonra üzerine konuşmak.

Yok varsayarsak, işte o zaman, beklenmedik bir yerde olaylar patlıyor. İlişkimiz anlamsız bir şekilde sonlanıyor. Müşterilerimiz gidiyor, çalışanlar işi bırakıyor, sevgilimiz terk ediyor… Bir daha dönmemek üzere. Ne olduğunu anlayamıyoruz bile.

Bu yüzden, bırakalım yaşasın karşı taraf hislerini. Sonra konuşalım üzerine.

Romantik bir kamyon arkası yazısını hatırlattı bu bana:

Seviyorsan bırak, dönerse senindir.



Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.