Serkan Ünsal ile sohbet


  • Paylaş: Google+

Serkan Ünsal kimdir?

Startups.watch Kurucusu / Girişimci

10 yıllık kurumsal hayat tecrübesinden sonra 2 şirket kurdu; ilkinden satış yaparak (exit) ayrıldı. Exit: anlamlı bir paraya şirketini sattı.

Girişimcilik üzerine 4 kitabı var. Türkiye’nin ve Türk girişimcilerin nabzını tutan startups.watch’un kurucusu ve yöneticisi.

Yaptığınız en iyi yatırım ne? (Zamanla alakalı olabilir, parasal bir şey olabilir, eğitim olabilir…) 

Yaptığım en iyi yatırım, iyi insan biriktirmek.

Hayatımın her döneminde hep iyi insanlarla arkadaşlık ettim. Onlar sayesinde kendimi buldum diyebilirim. Lisede, üniversitede, iş hayatımda hep çalışmayı seven, zeki, yardımsever insanlarla arkadaş oldum. “Thanks God, it’s Friday” diyen insanlara karşı hep mesafeli oldum :)

Nasıl bir başarısızlık gelecekte başarılı olmanızı sağladı? Veya favori bir başarısızlık hikayeniz var mı? Size ders olmuş bir hikaye…

ODTÜ’de okurken oldukça zorlanmıştım. Bir gün çok da sevmediğim bir dersin sınavına girdim. Sınav üç buçuk saatti ve ben ilk 10 dakika sorulara bakıp durdum, kendi kendime “Bu kadar mı kopmuşum bu dersten?” diyip ağlayarak çıktım. O gün “Daha çok çalışmaktan başka hiçbir şansın yok.” dedim ve o gün bugündür kendime “Başkalarıyla arandaki farkı sadece daha çok çalışarak kapatabilir ve ancak bu şekilde onları geçebilirsin” derim. O gün bu gündür hep çok çalışırım. Bu olay dışında bir sürü küçük başarısızlığım da oldu tabii ve hepsinden bir şeyler öğrendim. Onları tek tek anlatmayım ama:

Tüm başarısızlıklarım benim için önemli birer öğretmen.

Bir gün uyanıp sahip olmadığınız bir yetenek sahibi olabilseydiniz, bu yetenek ne olurdu? (Süper güçler dahil)

Görünmezlik, uçmak gibi süper güç istemezdim, o kesin. İyileştirme yeteneği isterdim. Her türlü hastalığı tek bir dokunuşla iyileştirebilmek süper olurdu. Tabii bu durumda işi gücü bırakıp sadece bununla ilgilenmek her gün yüzlerce kişiyle ilgilenmek durumunda kalırdım sanırım ama yine de yapardım. 

Eğer kristal bir küre, size kendinle, hayatınızla, geleceğinizle veya herhangi bir konuyla ilgili size 1 şey söyleyebilseydi, neyi bilmek isterdiniz? 

Neleri bilmek istemezdim, onları söyleyeyim önce. Ne zaman öleceğimi, etrafımdakilerin ne zaman öleceğini asla bilmek istemezdim. Şu anda sanırım en merak ettiğim konu evrenin varsa sonu olup olmadığı, yalnız olup olmadığımız. “Either we are alone in the universe or we are not. Both are equally terrifying” sözü gerçekten düşündürücü. (Bu gezegende ya yalnızız ya da değiliz. İkisi de aynı derecede korkunç.)

Evinizde yangın çıktı, sevdiklerinizi (ailen, evcil hayvanların vs) kurtardıktan sonra, tek bir şeyi kurtarma imkanınız var.  Neyi kurtarmak isterdiniz? Neden? 

Tapu, pasaport gibi evrakların olduğu kutuyu kurtarırım. Maddi veya manevi çok değeri olan bir şey yok evde :) Maalesef dijitalleşme konusunda daha çok başlardayız. O yüzden o evrakları tekrar çıkarmakla uğraşmak istemem. Zaten en sevmediğim, gerildiğim yerler devlet daireleri, noter, vergi daireleri. O yüzden evraklar önemli :)

Internetten alışveriş yapıyor musunuz, e-ticaret sizce küçük esnafın ne kadar hayatına girecek? 

Evet yapıyorum hatta neredeyse iki günde bir Getir, Banabi kullanıyorum. FMCG dışında alışveriş yapıyor musun diye soruyorsan çok alışveriş yapan biri değilim. Sevdiğim şeyleri yırtılana kadar giymeyi seviyorum :) Giyim dışında bir şey lazım olursa ve kırılmayacak bir şey ise o zaman Internetten alışveriş yapıyorum. Giyim konusunda üzerimde denemeden alamam.  

Son 5 yılda, en çok hangi yeni düşünce, alışkanlık veya davranış biçimi hayatınızı değiştirdi? 

Sanırım hayatımı en çok değiştiren şey çocuk sahibi olmak oldu. Önceden haftada 65 saat çalışma kuralım vardı fakat çocuk olduktan sonra bu 40 saate düştü. Pişman mıyım derseniz tabii ki hayır.

Çocuğunuzla geçirdiğiniz hiçbir saat boşa geçirilmiş saat değildir.

Zaman o kadar hızlı akıyor ki, çocuğunuzla geçirmediğiniz saatlere pişman oluyorsunuz. En azından ben öyle hissediyorum. 

İş dünyasına girmeye hazırlanan veya yeni atılmış olan gençlere ne tavsiyede bulunursunuz? 

İlk 5 yılı okul gibi düşünsünler, tüm sensörleri açıp bol bol bilgiyle ve deneyimle kendilerini donatsınlar. Seçme şansı maalesef işsizlik oranının çok yüksek olduğu bu dönemde yok fakat

iyi bir müdür, dolgun maaşlı bir işten daha iyidir

diye düşünsünler. İlk 5 yılı kötü bir yöneticiyle geçirir, kendilerini bilgi ve deneyimle donatmazlarsa maalesef kötü bir iş hayatı onları bekliyor diyebilirim.  

Sizi çok etkilemiş, herkese önereceğiniz bir kitap var mı? (iş kitabı, roman, şiir… herhangi birisi olabilir.) 

Çok çok etkilendiğim kitap yok ama beğendiğim kitaplar Rework, Zero to One, Mastering the VC game, Angel Investing kitaplarından çok şey öğrendim. Girişim dünyasındaki herkese de tavsiye ederim.

Kendi sektörünüze özel (girişimcilik, yatırımcılık, yöneticilik, liderlik, danışmanlık) duyduğunuz kötü bir tavsiye var mı? 

“Girişimci olun” tavsiyesi bana teşhisi koymadan tedaviye başlamak gibi geliyor. O yüzden kötü bir tavsiye. Kişi belirsiz ortamlarda çalışabiliyor mu, hayattaki öncelikleri neler, yetenekleri neler, bunlara bakmadan girişimci olun demek çok yanlış. Bu aslında her sektör için geçerli. Örneğin Fenerbahçeli Alex’i zamanında birinin zorla başka bir mesleğe yönlendirdiğini düşünsenize. Hayatı boşa geçecekti, en iyi yapacağı şeyi belki de hayatı boyunca bilmeyecekti. 

Herhangi bir takıntınız, alışkanlık veya bir huyunuz var mı?

Bana takıntı gibi gelmiyor ama etrafımdakilerden duyduğum kadarıyla fazla planlı olma takıntım varmış. Örneğin perşembe akşamı bir rapor okumak için plan yaptım diyelim, dünya kupası finali bile olsa planı bozmuyorum. Bu yüzden arkadaşlarım genelde bu konularda gıcık oluyor bana. Bir de yanlış bir davranış, durum gördüğümde mutlaka uyarma takıntım var fakat trafikte vs. birilerini uyarmaktan bir gün dayak yiyeceğim diye bu takıntımı aşmaya çalışıyorum :)

Kafanız karıştığında, odaklanamadığınızda veya her şey üzerinize doğru geliyor gibi hissettiğinizde ne yaparsınız? (Kendinizi nasıl rahatlatırsınız veya bu ruh halinden nasıl çıkarsınız?)

Hemen basit ve kısa sürede bitirilebilen işler yaparım. İş bitirmek beni her zaman rahatlatır. Küçük büyük farketmez. Özgüven verir. Daha büyük işleri yapmak için motivasyon verir. 

Fotoğrafınızla birlikte anılmasını istediğiniz, hayata bakışınızı (en azından bir yönünüzü) anlatan bir söz paylaşabilir misiniz? (Sevdiğiniz bir söz, alıntı…) 

Evrende küçük noktalarız.


Bu röportaj Farketing Sohbetler’in bir parçasıdır. Farketing Sohbetler hakkında daha fazla bilgi almak için burayı, tüm sohbetlere bakmak için ise burayı tıklayabilirsiniz.

Twitter’da takip etmek için tıklayın: @cturanli

Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.