Sesimi benden çaldılar

Sesimi benden çaldılar


  • Paylaş Pinterest

Bir hikaye dinledim geçen gün, 60larına gelmiş bir adamdan:

Okulundaki müzik öğretmeni, tüm öğrencilere, isterseniz size gitar çalmayı öğreteceğim, okuldan sonra gelin benle çalışın diyor. Çok heyecanlanıyor, bir tane ucuz gitar satın alıyor. Okul sonrası günlerce birlikte çalışıyorlar. Öğretmenin yöntemi şu, çalmayı öğrenince, sınıfın karşısında hem çalıyor hem de söylüyorsun.

Şarkısını çalışıyor, öğreniyor ve söylüyor. Söylerken okulda çok da şaşırılmayacak bir şey oluyor. 2 arkadaşı köşeden gülüp, şarkı söylemesiyle dalga geçiyor.

Sesimi benden çaldılar diye bitiriyor hikayesini. Bir daha başkalarının yanında şarkı söylememiş.


Bir işe başlayacağız, bir şeyler denemek istiyoruz. Yeni bir start-up kuracağız belki… Duruyoruz.

O çocuğun durumuna düşmek istemiyorum, diyoruz. Öyle hissetmek istemiyorum.

Başlayınca 3 olası senaryo var:

  1. Endişelenip bir şey yapmamak.
  2. Endişelenmek yine de bir şey yapmak. İstediğimiz sonucu alamamak ama bir şeyler öğrenmek, deneyimlemek, büyümek.
  3. Endişlenmek yine de bir şey yapmak. İstediğimiz sonucu almak.

En çok ikinci senaryo için endişleniyoruz. Oysa, belki de en iyi senaryo o. Sık sık üçüncüsünden bile daha iyi bir nokataya götürüyor bizi.


Hislerimizden kaçamayız ama hislerimizin veya başkalarının bize hissettirdikerinin bizim için başarıyı tanımlamasına izin veremeyiz. Vermemeliyiz.

Biz izin vermezsek, kimse sesimizi bizden çalamaz.



Farketing e-posta listesine kayıt olun

Farketing yazılarından haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.

E-postanızı kimseyle paylaşmam ve asla 'spam' yapmam.